8.11.2007

KEŞKE TÜM VEDALAR BÖYLE OLSA.....

Hani hepsinin içinde böyle kadir,kıymet bilen vefa yüklü yürekler olsa. Herkes birbirine hep dün gece ki gibi güzel baksa.Ya da ben öyle bakıp gördümse eğer hep öyle güzel bakabilsem etrafa.Hep böyle gülsek,katılasıya.Ben saat gece yarısını göstermeye yakın espriler patlatacak kadar dipçik olabilsem.Yeşim bana söylense yine."Eşşek Hülya!!Niye pastanızı yazarken benim sizi aradığımı,azimle kurabiyelerimi burduğumu yazmadın sayfanda"dese.Ben de "Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz hesabı"konuyu buraya ne alaka usulünden bağlayabilecek kadar cevher;) yüklü olduğumu bu satırlarla paylaşabilecek o gücü hep bulabilsem kendimde.Sırf canım'ın gönlü olsun diye...Arabaya binerken topuklu afilli pabuçlarımın isyan edişinden Sürahi Hn.gibi yürüsem ve yine katıla katıla gülsek.Yarı pastacım Dilek;tüm asaletiyle arabanın arka koltuğuna binerken ben cengaver bir koruma edasıyla onun kapısını kapatsam.Ardından espriyi.Ve 3 kokoş kadın arabada katıla katıla yolları katetsek.Hep.Her daim....

Gitmeler böyle hüznün kıyı köşe bucak bucak kaçtığı hallere bürünse her daim...Aslında hayat böyle olsa.Vur patlasın çal oynasın.Ayağımı acıtan topuklunun ince sızısından öte geçmese vedalar,hüzünler.Yorulduğuna değse mesela emek..
Her zaman allanıp pullanıp gelse karşımıza aynı gelin başı hafifçe dağılmış pasta gibi....Ama olsun varsın.Gönlümüz bir olsun mesela....
Herşey Sevgi'yle başlar.

Bu yazının ana konusu da
Sevgi
adında bir kadın aslında.
Bir kadın düşünün.Mağrur,hanımefendi,akıllı,sakin,olgun,dimdik,toparlayıcı,söz dinleyici,yardımsever,paylaşımcı,özü sözü bir,iyi anne,özel eş,vefalı arkadaş,sizi düşünerek(sırf yoruluruz diye)tüm gece uykusu tedirgin olacak kadar hassas,insan hem de.23 yılını koskoca bir şirkete vermiş genç yürekli,güzel bakan,
güne-bakan.......
Bir kadın....

Onca şey onun hatırına.Yüzü suyu hürmetine.Biz belki pastayı yaparken görünen 2 kişiydik ama geride o kadar koordineli bir çalışma vardı ki sayfalar alacak türden değil.Ne güzel güçlü bir etkidir ki bu yıllar sonra size böyle emek verecek sevdikleriniz oluşuyor çevrenizde.Dilerim bu sağlam duruşunu kendine çok yakıştırdığım Sevgi'min;emanet almaya çalışacağım doğru yönü ben de hiç eğreti durmaz....Herşey ama herşey o mutlu olsun diyeydi....Herkes kendinden birşey kattı...Hesapsız kitapsız...Masamız 23 yıl gibiydi.Upuzun......Tatlısı,tuzlusu,ekşisi,acısıyla.......Ve hayat...

Bazen kapkara gelir insana.Sonra durulur hayat.Karalar kahveye dönmeye yüz tutar.Hatta kırık beyaz,ekru olur aralarda hayatın bir yüzü.Ve bazen ve gönül hep ister ki uçuk bir mavi olsun yaşam.Umut,huzur misali.Umutlar kalplerle,sevgiyle sarıp sarmalansın her daim.Ve üstüne şık bir o kadar ağır bir fiyonk atılsın hayatın.Gönlü olsun....


MUTLULUKLAR...


temennisi olsun herkesin hayattan ki,o da size mutluluk versin....Bu pasta böyle söylemlerin pastası oldu işte.Pastaların dili,yüreği var mı demeyin lütfen.Var....Onlar da dile gelir sessizce.... Pembe deftere,pembe kalemlerle,pembe duygular yazıldı.

Gülündü...Sevinildi...Bundan sonrası da hep böyle olsun diye....

7.11.2007

ORGANİZE İŞLER BUNLAR.....

Acaip organizeydik;)Bir gece önceden 100 kişilik pasta için Dilek'le ayrı ayrı kollardan çalışmalara başladık;)O 40 kişilik,ben 60 kişilik pandispanyaları pişirdik... Dün 19 00 sularında labaratuvara çevirdiğimiz benim evin mutfağında inanılmaz organize çalıştık.Hatta söylemeye ne hacet bakışlarla anlaştık büyük bir aşkla.O pişirdi ben yıkadım,ben kremaladım o ardımı topladı.Ne aşk ama!
100 kişilik yok yok 110 kişilik koca bir tencere dolusu dolgu kreması....Azimle ve büyük bir hünerle açılan hamurlar....Son anda karar verdiğimiz ekstra sürpriz pastanın modellemesi derken.... 01 30 gibi hüzünle;)
birbirimize veda ettik.Kanlı gözlerimiz,pejmurde halimizle çok bizbizeydik canım...

Ama şimdi ayıldık ehh iyice de gibiyiz...

Yalnız akşama dipçik gibi olacağımızın şimdiden garantisini verebiliriz bizi sevenlere....Söylemesi ayıp bir eğlenceye davetliyiz de....

2.11.2007

UTKU'NUN GS PASTASI

Şu pasta işinde bir prensibim var benim.Pastanın sahibi,pastasını görmeden sayfamda yayımlamıyor(d)um.
Utku 1 saat kadar öncesi pastasına kavuşunca ve hatta buzdolabının kapısını açıp önünde oturmaya başlayınca yarını beklememe gerek yok dedim kendi kendime.Utku 11 yaşını GS.'ın ilk 11'iyle yarın öğle kutlayadursun ben sizinle ayrıntıları paylaşayım....

Pasta 20 kişilik.Böyle bir pasta için 28cm.çember kalıp kullandım.Kakaolu pandispanyam aynı tarif olduğundan detaya girmiyorum.Sadece 3 yumurta+10 kaşık şeker,10 kaşık un ölçüsünü bu kalıpla 3 katına çıkardım.Yani;

*9 yumurta
*30 yemek kaşığı şeker(500gr)
*30 yemek kaşığı un
*3 yemek kaşığı kakao
*3 pk.kabartma tozu
*3 pk.vanilya

Ara krema olarak Nergis Pasta'da ki ara istendi dolayısıyla vanilyalı krema+muz.Yalnız krema ölçüsünü de 1,5 katı arttırdım.Bu da;
*1,5 su bardağı toz şeker
*2/3 su bardağı nişasta
*3 yemek kaşığı un
*3 yumurta
*4,5 su bardağı
*1,5 pk.vanilya
*1 pk.krema(krema ölçüsünü arttırmadım.Bu şekilde kıvam ve lezzeti gayet iyiydi)
---------------------------
-Şeker,nişasta,un tencerede kuru kuru karıştırılır.
-Süt ve yumurtalar ilave edilip iyice çırpılır.
-Ağır ateşte karıştıra karıştıra muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilir.Ocaktan alıp vanilya ilave edilip çırpılır.Ağzı kapalı olarak soğutulur.
-Krema eklenir tekrar pürüzsüz bir kıvam alan dek çırpılır.

Futbolcu milleti zordur;)E ekmeğini bu işten kazanan bir eşe sahipseniz ne demek istediğim anlaşılır;)
Sanki bu minik adamlar da bunu desteklercesine 11'i birden forma,şort,saç,yüz,kaş,göz,hele çorap,bacak,eller derken çok yordular beni.İlk gece kalıplarla yapmaya çalışsam da modellemeleri pek keyif alamadım açıkcası.Olmadılar.Ertesi akşam 11 genç adamın anlaşmalarını genel kurulu bile toplamadan;)feshedip bu yeni transferleri yaptım.Manager olarak eh pek de fena bir iş çıkardığım söylenemez.Öyle ya şampiyonluk kupası arkada beni destekler gibi durmuyor mu?

31.10.2007

CEVİZLİ-TARÇIN KOKULU KURABİYELER...

CEVİZLİ-TARÇINLI KURABİYELER
Malzemeleri:
*1 pk.oda ısısında tereyağ/margarin(250gr.) eritilmiş
*3 yemek kaşığı pudra şekeri
*1 su bardağı dövülmüş ceviz
*1 yumurta
*2 yemek kaşığı yoğurt
*4-5 su bardağı un
*1 pk.kabartma tozu
Üzerine:
*1 yemek kaşığı tarçın
*2-3 yemek kaşığı pudra şekeri
*Ceviz
---------------------------
-Eritilmiş ılıtılmış tereyağ,pudra şekeri,dövülmüş ceviz,yumurta,yoğurt karıştırılır.
-Un ve kabartma tozu karıştırılıp,yoğrulur.Bu arada un miktarı arttırılıp azaltılabilir.
-Hamurdan küçük parçalar kopartılır,yuvarlanır.Yağlanmış,unlanmış tepsiye dizilir.Herbirinin üzerine ceviz parçaları konur.
-175 derecede önceden ısıtılmış fırında kızartmadan 20-25 dk.pişirilir.
-Üzeri için pudra şekeri ve tarçın karıştırılır.Kurabiyeler sıcakken bukarışım üzerlerine elenir.

Kurabiyelerin Hamişi:Tarif Hatice'den.Onun kurabiyelerine de bir göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.Aslında ben bu kurabiyelerden yemedim.Sanırım güzel oldular.Hiç kalmadıklarına göre böyle minik,keyifli bir pay çıkartabilirim kendime;)

Bu arada son yazım burada....

27.10.2007

PEÇETE'ME TEBRİK NOTU....

Çoğu vakit gündemi takipde zorlanıyor insan.Ya geç kalıyor ki genelde bu oluyor bana;ya da keyifsiz bir anınıza geliyor değişimler,sayfanızı güncellemeye takatınız olmuyor.Hazır çok geç kalınmamış ve keyif,kürek durumları da yerindeyken bir sevgili arkadaşımı kutlayıvereyim izninizle.
Blog camiası kendini pek yakînen tanısa da tanımayanlara birazcık hatta ne birazcığı dilim döndüğünce anlatayım Ayşem'i;)Böyle durumlarda ne diyor Beyaz:"O biiiiirrr;)))İşte aynen öyle...
Başlıyorum....Ayşem kolla kendini;)

O biiiirrr anne...Bebi'si de var...Sarı marı günebakan gibi;)

O biiiirrr blogdaş.Peçeteye yazılmış notlarını bizlere aktaran...Arada isyan eden"Oğlumu asla askere yollamam"diyerekten...

O biiiirrr taze iş kadını....Bake Shop-Beşiktaş'ı var;)

O biiiirrr koca yürekli insan....

O biiiirrr dokunmadığım,görmediğim,aynı ortamı soluyamadığım:(ama yürekden anlaştığımız sarı bacım,kadın,anne....Arkadaşım...

Ve o biiiirrr taze Yeşil Elma'cı;)


Ayşem,Bake Shop'unu açıp pastalar,kurabiyeler yapmaya hız vermişken aaaa bir de ne görelim yemek programlarına da çıkar olmuş.Bu cuma 2.canlı yayınında onu izleyebildim çok şükür.Çok sevindim.Pek bir onurlandım.Hani benim arkadaşım ya,hani konuşuyoruz ya telefonda sırf o yüzden.Yani neti bilmeyen biriyle aynı anda Yeşil Elma'yı izliyor falan olsaydım ve"Bak bak Ayşem.Arkadaşım;)" demeye kalksam;azıcık havalı edalı azıcık da kurumlanarak"Aaa nerden tanıyorsun?"derdi büyük ihtimal.Ben de "E netten"derdim doğal olarak.En kısa tanımı bu ya;)Ve muhtemelen yanımdakini;)bana acıyor ve hatta ağlak bir ifadeyle bakıyor olarak bulabilirdim.İnternetten tanışıyoruz ya tv.lerde çıkan bir hanımla...Hatta yanımda ki ;muhtemelen ayrılanları barıştıran,kayıpları bulan cengaver bir kadın programına gitmem konusunda içinden tavsiyelerde bulunuyor bile olabilirdi...;))))))))

Blogdaşlığı seviyorum.Yan komşuma çat kapı gidivermiş gibi bir tık ötemizde ki aynı şeyleri seven,üreten insanlarla paylaşımları da çok seviyorum.Ve onların herbirinin sıcacık haberlerini almayı daha da çok seviyorum.Yolun açık olsun canım....




Tarçınlı kek tarifi bir ara;)

25.10.2007

ZUZU DA İSTERİM ZUZUUUU!!!!!!!!

Şimdilerde bu tür hoş,keyifli durumlar yaşıyorum.
Artık doğumgünlerine katılan çocuklar da pastaların üzerinde ki modellemelerden istiyorlar(mış).Hatta bu duruma yeğenim için yaptığım fareli pasta da bizzat ben de şahit oldum.Tüm çocukları hesaplayarak fareleri yaptığım halde en küçük konuğun kaşla göz arası ablanın pembe faresini yürütmesiyle ve yemesiyle kavga kıyamet koptu;)Gerisini siz düşünün artık;)
Şimdi de Nergis Pasta'nın zuzu'su bu durumda;)O gece hayvancıkları paylaşan çocuklardan en azimli ve dediğim dedik olanı yani Öykü'ye yapıldı bu zuzu.Dün gece 01 sularında...Hatta daha da süslendi,pembelendi.Saçına pembe bir saç bandı bile takıldı.Hatta dudağının kenarında son yediği çimenlerden kalmış bir parça.
Ve zuzu bu öğle vakti Öykü'ye ulaşmak için emin ellere teslim edildi.
Zuzu'nun yandan görünüşü;)Poz bile verdi usulcacık....

Bu üstte görülen de dün gece ki konukluğumuzun minicik bir karesi.Detaylar ilk fırsatta...

PATOŞ
Hamur malzemeleri:
*100 gr. Tereyağ ya da margarin
*1 su bard. un
*1 su bard . su
*5 yumurta
-----------------------------------
-Tereyağı ile unu biraz kavurup , suyu ilave edilir helva kıvamında pişirilir .Biraz ılınınca yumurtaları teker teker kırılıp hamura yedirilir. ( elle ya da mikserle )
-Yağlanmış tepsiye ceviz büyüklüğünde koparıp,dizilir.( elinle dizersen elini ıslatarak şekil vermeden ) ( ya da 1 tatlı kaşığı ile )
-200 derecede 20-25 dak. pişirilir.Fırının kapağını aralanır , çökmeden fırında soğutulur ..

iç muhallebisi
*1,5 yk. un
*3 yk mısır nişastası
*1,5 su bard. şeker
*1 yumurta
*1,5 pk.vanilya
*4,5 bardak süt
-----------------------------------------
-Tüm malzeme pişirilir.Pişince sıcakken 1,5 yk kadar tereyağ ya da margarin koyup,mikserle çırpılır.
-Biraz soğuyunca patoşların altından delik ve kapak açılır,muhallebi doldurulur,kapağı kapatılır , servis tepsisine delik alta gelecek şekilde yerleştirilir.

Üzerine ..
*Çikolata sosu .. ( çikolata sosu hazır bir sos veya çikolata ve süt eritilerek de yapılabilir.)
Afiyet şeker bal olsun .

22.10.2007

TEŞEKKÜRLER..

36 yaşından gün almış Günebakan Hanım'ı yalnız bırakmayan herkese sonsuz teşekkürler.


E gelmişken eliniz boş dönmeyin.Şöyle kolaycacık,yormaz,üzmez,çatkapı gelene"Aaaa ne çabuk yaptın bunları.Valla marifetli hatunsun"dedirtecek kurabiyelerden alıp gidin.Alın alın çekinmeyin.

Ay, alem oldu ben bunları yapalı ama hani sanmayın ki kendi doğum günü pastam hemen ardından gelecek.Yok anacığım;)Terzi kendi söküğünü dikemezmiş bildiğiniz üzere;)Ben de terzi değilsem bile bir Teraziyim malumunuz;)

Kurabiyelerin adına bakıp sakın burun kıvırmayın,dudak da bükmeyin e mi?Kızartılan bir kurabiye de olsalar aynı 180 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilmiş gibi masumdur kendileri.Ne içine yağ çeker,ne bayar.Öyle alengirli malzemeleri de yok.Un,şeker,yağ.Bence siz siz olun yarım ölçüyle bile olsa bir hemencecik deneyin.Hatta blog blog dolaştığım 1 yıl öncesi hangi sayfadan aldığımı bilemediğim bu tarifin sahibi hanımı da benim adıma yad edin.Ve hatta biz bunu neden daha önce düşünemedik diye de söylenin....


KIZARTMA KURABİYE
Malzemeleri:*2 yumurta
*6 çorba kaşığı sıvıyağ
*4 çorba kaşığı toz şeker
*1pk.kabartma tozu
*Aldığı kadar un
ÜZERİ için:*Pudra şekeri
-----------------------------
-Pudra şekeri hariç tüm malzeme karıştırılıp yoğrulur.Çok kalınca olmayan şekiller verilir.
-Sıvıyağda alt üst kızartılır.
-Soğuyunca üzerlerine pudra şekeri serpilir.
Kurabiyelerin Hamişi:Bir kere kızartırken eli çok çabuk tutmak gerekiyor.Hemen rengi değişebiliyor.
Hamura portakal veya limon kabuğu rendelenebilir.Ben öyle de denedim.O da ayrı bir leziz oluyor.

19.10.2007

SON PASTALAR...

Yüzünde daima bir gülümseme olan insanlar vardır hani.Her daim yüzlerinde bir tebessüm.İşte bu altta gördüğünüz pasta böyle bir çocuğun pastası.Hep gülüyor.Hep neşeli.Şimdi 2 yaşında ama büyüdüğünde eminim ki etrafına hep mutluluk,huzur saçacak."Hayvanları çok seviyor."dedi annesi."Hele kedi,köpek hastası;)"Ben de fırsat bu fırsat deyip aklımda olanları yaptım.
Bir kedi...Bir şirin köpek...
Süslü bir kuzu.Ya da zuzu mu demeli;)
Sevimli ayıcık...Pembiş bir inekcik;)Ve son günlerin en meşhur tavuğunun evrim geçirmiş hali;)


Dün gecenin 2.pastası da bu papatyalı pasta.Anıl için arkadaşı yaptırdı.
Hatta eşim görünce"E ismi Anıl neden çiçekli bir pasta yaptın ki"deyince Anıl'ın Hn.olduğunu öğrendi.Ona göre Anıl bir erkek ismiymiş.Bana göreyse Anıl her daim feminen.Hayatımda Anıl adını ilk kez ilkokul zamanlarımda duymuştum.Elinde kimselerde olmayan minicik lastik bir topuyla hâlâ gözümün önündeki bu kız çocuğu şimdi yetişkin bir kadın ve ne tesadüftür ki bu pasta da elinde renkli minik lastik top tutan kızın;)Ve bence yine de dünyanın tüm Anıl'ları önce kadın;)

Ve bu pastanın Hamiş'i:Anıl'cığım,evinin perdeleri bile papatyalıyken sana nasıl olur da farklı bir kombinasyon yapılabilirdi ki;)Nice senelere...

16.10.2007

GEÇMİŞ OLSUN ZİYARETİ...E BİR DE KOKU MİMİ;)

Kadir Günü canım arkadaşım Yeşim aniden midesinden rahatsızlanınca soluğu Çanakkale'de doktorda aldı.Tabi tetkik,tahlil falan derken endoskopi olmuş.Telefonda zor konuşuyordu aradığımda.Neyse ki ciddi birşeyi yokmuş.

Hepimizin başında olan şeyler.Dünya telaşı,bize bazen 40 beden büyük gelen sorumluluklarımız,aynı anda anne,ev kadını,iş kadını,eş,evlat olma durumları ve tüm bu işleri layıkıyla yapabilir miyim telaşı?E ne oluyor o zaman?Devriliveriyoruz elbet.Sonra bir vakit doktorun her dediğini dinleyip hayatı umursamaz görünüyoruz ama bir vakit.Sonra bizi takip etmeye devam eden sorumluluklarımız ufaktan ufağa hayatımızı işgale başlıyor kaldıkları yerden ve bir sonra ki devrilmeye kadar ayakta kalmaya gayret edip sınırlarımızı zorluyoruz yine.Kısır bir döngü işte.Off!nereden nereye geldim.Kandil simidi tarifi verecektim ya ben;)Hah işte bu kandil simitleri ertesi gün de işe gelemeyen arkadaşıma;Dilek'le hasta ziyaretine giderken benim hazırladıklarım.Kandil günü ne olduğunu anlayamayan Yeşim'ciğime bir nebze destek olma çabası.

Tarif Ufuk'dan.Pratik,bereketli,lezzetli simitler bunlar.El altında olması gereken her eve lazım tariflerden.Orjinal tarif için buraya tıklayabilirsiniz.Ufuk'cuğum tarif için teşekkürler canım...

KANDİL SİMİDİ
Malzemeler:
*250 gr oda sıcaklığında tereyağ
*1 çay bardağı sıvıyağ
*2 çay bardağı yoğurt
*1 adet yumurta
*4 çorba kaşığı sirke
*4 tatlı kaşığı mahlep
*2 çorba kaşığı toz şeker
*2 tatlı kaşığı tuz
*2 adet kabartma tozu
*6 su bardağı un.
Üzeri için:
*1 adet yumurta akı
*susam
----------------------------------
-Hamur için gerekli tüm malzemeyi yoğurun.
-Rulolar yapıp uçlarından birleştirerek halka şekline getirin
-Çırpılmış yumurta akına sonra da susama batırarak silpat,yağlı kağıt veya sadece un serpilmiş tepsiye dizin.
-200 derece ısıtılmış fırında renkleri dönüp hafif kızarana kadar pişirin.


Bu arada Çanakkale'li blogger arkadaşım Burcu beni yeni başlayan oyunda mimlemiş.Koku mimiymiş bu;) Hangi kokuları seversiniz diye?
Ben baharda ıhlamur ağaçlarının altından geçmek için özel çaba gösteririm.Hatta kaldırım bile değiştirebilirim bu yüzden.Hoş çok uzaklardan bile yakınınızda bir ıhlamur ağacı olduğundan haberdar olabilirsiniz.Öyle burcu burcu bir koku bu.
Bir de yasemin kokusunu çok severim.Temizlik hissi verir bana.

Devamı olan yazımı okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

15.10.2007

YE#27 KARADENİZ YEMEKLERİ

Denizin kıyısında hamsi vurdi karaya
Onu duyan uşaklar başladi sıksaraya
Kemençe çala çala hamsiya yaklaştılar
Uzun yoldan gelmişti candan kucaklaştılar.

Denizde hayvanların kralisın kırali
Bulamayirum seni yureklerum yarali
Çorbasiyle pilavun tadina doyum olmaz
Karadeniz uşaği sensuz saadet bulmaz
Ali ERDOĞAN


Karadeniz insanı zekidir,esprilidir,misafirperdir,candandır.Oralarda hiç kocamazsınız.Yaşlanmazsınız.Öyle ki yeşili bile bir başka yeşil,denizi bir başka mavidir.
Karadeniz geliniyim ben.1 yıl oturmuşluğum da vardır oralarda.İnsanını severim sizi"Uşiğim!!"diye bağırlarına basan yüreklerini severim.Hatta küçük oğluma göre Karadeniz bir ülke;)Babamız ne vakit sonu -la ile biten cümlelerini şiveli yapsa hemen atılır:"Keşke babam Karadenizli olmayıp Türkiye'li olsaydı";)İlginç geliyor çocuklara.Öyle ya buralarda ne de olsa az Karadenizli var.
Bu güzel etkinliğin konusu Karadeniz yemekleri olsun diyen gönül dostum Yeşim'i de buradan tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum.
Her ne kadar pazılı kaygananın hakkını veremesem de siz yine de bir göz atın ve yolunuz kuzeye düştüğünde pazı olur hamsi olur mutlaka bir kaygana yiyin.Turşu kavurması tadın.Sapsarı tereyağından alın.Yol boylarında mangalları her daim yanan kasapların önüne oturun kendiniz pişirip mis gibi kekik kokulu etlerinden yiyin.Zigana'ya uzanın.Sütlacın tadına bir de oralarda bakın;))
PAZI KAYGANASI
Malzemeleri:
*1 bağ pazı
*3 yumurta
*2 yemek kaşığı un
*2 yemek kaşığı mısır unu
*1 kuru soğan
*3-4 dal maydanoz
-------------------------------
-Pazılar ince ince doğranır.Tuzla ovulur.Biraz bekleyip suyunu bırakması beklenir.Suları iyice sıkılarak ayrı bir kaba alınır.
-Üzerine küçük küçük doğranmış soğan,yumurta,un ve mısır unu,kıyılmış maydanoz eklenir.İyice karıştırılır.
-Teflon bir tavaya az yağ eklenir bu karışım bastıra bastıra yayılır.Her 2 yüzü de kızartılır.

HAMİŞ:Bu yörenin yemekleri konusunda hiç iddiam yok.Hatta Karadenizli hemşehrilerimden tarifimde yanlışlıklar varsa düzeltmelerini isterim...

Elimde küçük bir kitap var.Trabzon Belediyesi'nin 65 sayılı Kültür Yayınlarından HAMSİLİ YEMEKLER kitabı.Yukarıda ki şiir işte bu kitapdan.Şairin eline diline sağlık.Hamsi o kültüre o kadar yakılmış ki bir sevgili gibi ona şiirler yazılmış.O görünmeze Karadeniz sularında;üzüntü yine şiir olmuş.Bu kitaptan bir tarif yazmak isterim.Gerçi kendim denemedim ama böyle bir kaynağı herkesle paylaşmayı bir borç bildiğimden tarifi yazıyorum...

HAMSİLİ KAYGANA
Malzemeler:
*15 adet tuzlu hamsi
*2 kaşık buğday unu
*1 kaşık mısır unu
*1 demet maydanoz
*1 çay bardağı süt
*5 yumurta
*1 su bardağı sıvıyağ,tuz
-----------------------------------
-Ayıklanan maydanoz,un ve süt ile karıştırılır.
-Hamsiler küçük parçalara ayrılır.Tuz ve yumurtalar ilave edilip,çırpılır.
-Tavada kızgın yağa incecik yayılarak kızartılır.
-Sıcak servis yapılır.
(Kaynak:Trabzon Belediyesi Kültür Yayınları:65 Hamsili Yemekler)