Herkes birbirine hep dün gece ki gibi güzel baksa.Ya da ben öyle bakıp gördümse eğer hep öyle güzel bakabilsem etrafa.Hep böyle gülsek,katılasıya.Ben saat gece yarısını göstermeye yakın espriler patlatacak kadar dipçik olabilsem.Yeşim bana söylense yine."Eşşek Hülya!!Niye pastanızı yazarken benim sizi aradığımı,azimle kurabiyelerimi burduğumu yazmadın sayfanda"dese.Ben de "Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz hesabı"konuyu buraya ne alaka usulünden bağlayabilecek kadar cevher;) yüklü olduğumu bu satırlarla paylaşabilecek o gücü hep bulabilsem kendimde.Sırf canım'ın gönlü olsun diye...Arabaya binerken topuklu afilli pabuçlarımın isyan edişinden Sürahi Hn.gibi yürüsem ve yine katıla katıla gülsek.Yarı pastacım Dilek;tüm asaletiyle arabanın arka koltuğuna binerken ben cengaver bir koruma edasıyla onun kapısını kapatsam.Ardından espriyi.Ve 3 kokoş kadın arabada katıla katıla yolları katetsek.Hep.Her daim....Gitmeler böyle hüznün kıyı köşe bucak bucak kaçtığı hallere bürünse her daim...Aslında hayat böyle olsa.Vur patlasın çal oynasın.Ayağımı acıtan topuklunun ince sızısından öte geçmese vedalar,hüzünler.Yorulduğuna değse mesela emek..
Her zaman allanıp pullanıp gelse karşımıza aynı gelin başı hafifçe dağılmış pasta gibi....Ama olsun varsın.Gönlümüz bir olsun mesela....
Herşey Sevgi'yle başlar.
Onca şey onun hatırına.Yüzü suyu hürmetine.Biz belki pastayı yaparken görünen 2 kişiydik ama geride o kadar koordineli bir çalışma vardı ki sayfalar alacak türden değil.Ne güzel güçlü bir etkidir ki bu yıllar sonra size böyle emek verecek sevdikleriniz oluşuyor çevrenizde.Dilerim bu sağlam duruşunu kendine çok yakıştırdığım Sevgi'min;emanet almaya çalışacağım doğru yönü ben de hiç eğreti durmaz....
Herşey ama herşey o mutlu olsun diyeydi....Herkes kendinden birşey kattı...Hesapsız kitapsız...
Masamız 23 yıl gibiydi.Upuzun......Tatlısı,tuzlusu,ekşisi,acısıyla.......
Ve hayat...
Bazen kapkara gelir insana.Sonra durulur hayat.Karalar kahveye dönmeye yüz tutar.Hatta kırık beyaz,ekru olur aralarda hayatın bir yüzü.Ve bazen ve gönül hep ister ki uçuk bir mavi olsun yaşam.Umut,huzur misali.Umutlar kalplerle,sevgiyle sarıp sarmalansın her daim.Ve üstüne şık bir o kadar ağır bir fiyonk atılsın hayatın.Gönlü olsun....
MUTLULUKLAR...
temennisi olsun herkesin hayattan ki,o da size mutluluk versin....Bu pasta böyle söylemlerin pastası oldu işte.Pastaların dili,yüreği var mı demeyin lütfen.Var....Onlar da dile gelir sessizce....
Pembe deftere,pembe kalemlerle,pembe duygular yazıldı.
Dün 19 00 sularında labaratuvara çevirdiğimiz benim evin mutfağında inanılmaz organize çalıştık.Hatta söylemeye ne hacet bakışlarla anlaştık büyük bir aşkla.O pişirdi ben yıkadım,ben kremaladım o ardımı topladı.Ne aşk ama!
Azimle ve büyük bir hünerle açılan hamurlar....
Son anda karar verdiğimiz ekstra sürpriz pastanın modellemesi derken....

Utku 1 saat kadar öncesi pastasına kavuşunca ve hatta buzdolabının kapısını açıp önünde oturmaya başlayınca yarını beklememe gerek yok dedim kendi kendime.Utku 11 yaşını
Futbolcu milleti zordur;)E ekmeğini bu işten kazanan bir eşe sahipseniz ne demek istediğim anlaşılır;)



Zuzu'nun yandan görünüşü;)Poz bile verdi usulcacık....
Bu üstte görülen de dün gece ki konukluğumuzun minicik bir karesi.Detaylar ilk fırsatta...


Bir şirin köpek...
Süslü bir kuzu.Ya da zuzu mu demeli;)
Sevimli ayıcık...
Pembiş bir inekcik;)
Ve son günlerin en meşhur tavuğunun evrim geçirmiş hali;)

PAZI KAYGANASI